Core Manifestosu

Belirsizliğin hayatlarımızın her köşesine yayıldığı;  gençlerin omuzlarına taşıyamayacakları kadar çok
yükün yüklendiği,  taban örgütlerinin ise imkânların sınırında, çoğu zaman sessizce var olmaya
çalıştığı bir zamanda biz alternatif bir yolu seçiyoruz.

Biz, yalnızlık yerine bağı seçiyoruz.
Rekabet yerine birlikte üretmeyi seçiyoruz.
Ve
umudu; sadece bir duygu olarak değil, bir pratik olarak deneyimlemeyi seçiyoruz.

CORE, bize küçülmemizi, hayatta kalmakla yetinmemizi ya da tek başımıza ayakta durmamızı
fısıldayan bir dünyaya  verdiğimiz kolektif bir yanıt. 
Birlikte var olmak,birlikte üretmek,
birlikte öğrenmek
  ve hak ettiğimiz geleceği yeniden hayal etmek,
yeniden şekillendirmek, yeniden bağlamak
için bir araya geliyoruz.

Etkiden Önce Güvene İnanıyoruz

Trust is not a deliverable.
Trust is a way of being —
built slowly, openly, with honesty.

CORE, güvenle başlar.
Çünkü güven olmadan hiçbir şey kök salmaz.

Gerçek konuşmalara alan açmayı taahhüt ediyoruz. Gösterişten uzak, sahici buluşmalara; dağınık hissettirdiğinde bile orada kalmaya; mükemmellik yerine
şeffaflığı seçmeye gönül veriyoruz.

Çünkü güven olduğunda insanlar farklı nefes alır.
Risk alırlar.
Üretirler.
Ve kalırlar.

Umut;
Birlikte Güçlenen Bir Kas

Umut naif değildir.
Umut zor koşullarda bile yürümeye devam etmemizi sağlayan şeydir.

Umut paylaşıldıkça güçlenir.

CORE, umudun günlük olarak pratik edildiği bir alandır; nasıl dinlediğimizde, nasıl bir araya geldiğimizde, nasıl destek olduğumuzda ve bir sonraki adımı nasıl hayal ettiğimizde pratik ettiğimiz…

Dayanıklılığı romantize etmiyoruz.
Onu bireysel hayatta kalma hâlinden çıkarıp
kolektif bir sürekliliğe dönüştürüyoruz.

Küçük Adımların Uzun Gelecekler
Yarattığına İnanıyoruz

Bir mikro-inisiyatif bir mahalleyi dönüştürebilir.
Tek bir sohbet bir projenin yönünü değiştirebilir.
Bugün kurulan bir bağ, on yılın seyrini etkileyebilir.

CORE, bu küçük ama güçlü hareketler üzerine kuruludur. İlişkileri yavaşça beslemenin, cesareti büyütmenin ve toplulukların ektiği tohumları desteklemenin işidir.

Küçük olanı kutluyoruz, çünkü dönüşüm tam da oradan başlar.

Gençlerin Öncülük Ettiği
Her Kıvılcım Kıymetli

Türkiye’nin dört bir yanında gençler hâlihazırda yeni dünyalar kuruyor: mahallelerde, stüdyolarda, topluluk mutfaklarında, kültür mekânlarında, boş arsalarda, dijital alanlarda, sınıflarda, çatılarda...

Biz bu kıvılcımların yerine geçmek için burada değiliz. Onları büyütmek, birbirine bağlamak ve sürdürülebilir kılmak için buradayız.

Tabandan gelen bilgiyi, yerel bilgeliği ve yaşanmış deneyimi onurlandırıyoruz. Değişimin yukarıdan  değil,
yerden büyüdüğüne inanıyoruz.

Öğrenmenin Ortak Bir Yolculuk Olduğuna İnanıyoruz

CORE, insanlara “sunulan” bir program değil.
İnsanlarla
birlikte şekillenen bir yolculuk.

Uyarlanabilir yapılara, esnek yöntemlere ve topluluğun içinden evrilen süreçlere bağlıyız.

Atölyeler, mentorluklar, placemaking pratikleri, politika okuryazarlığı, eğitimler…
Hepsi dinlemekle başlıyor.

Herkesin öğretecek bir şeyi olduğuna, herkesin öğrenecek bir alanı bulunduğuna inanıyoruz.

Geleceğimizi Birlikte Şekillendirdiğimize İnanıyoruz

CORE sabit bir rota değildir.
Yürüyenlerin adımlarıyla şekillenen, capcanlı bir yoldur.

Açıklıkla ilerlemeyi seçiyoruz;
Hayal gücüne alan açmayı…
Türkiye’de ve ötesinde değişim inşa edenlerin cesaretini onurlandırmayı…

Bu manifesto bizim çapamızdır.
Neden bir araya geldiğimiz, neden çalıştığımız, neden devam ettiğimiz hakkında bir hatırlatma...

Çünkü gücümüz, birbirimize bağlı kalabilmemizde.

Ağları Bir Bakım Biçimi Olarak Görüyoruz

Gerçek bir ağ, yalnızca isimlerden oluşan bir liste değildir.
Birbirini tutan, taşıyan ve nefes alan bir ilişkiler bütünüdür.

CORE bakım, cömertlik, karşılıklılık ve ortak sorumlulukla örülmüş ağlar kurar.

Koruyan ağlar.
Yükselten ağlar.
Proje olmanın ötesinde  yaşamaya devam eden ağlar.